Posted on: 13 Nisan 2020 Posted by: alidemirkaya Comments: 0

Merhabalar. Birkaç hafta öncesinde bir platformda keşfettiğim kitabın gerçekten beni bu kadar etkileyeceğini ve bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim açıkçası. Bu yazım da sizlere bu kitaptan bahsetmeye çalışacağım.

Kitap aslında daha çok çalışma üzerinde yorumlansa da psikolojik bir kitap olduğundan dolayı beni etkileyen çok fazla bölümleri ve yerleri olmuştu. Genel anlamda iradeyi anlatmaya çalışıcam.

İradeyi nasıl terbiye edebilirsiniz. Onu kontrol altına alarak mı ? Ona sahip olarak mı ? Ya da ben irade sahibiyim demekle benim iradem tamamen ellerimde demek aynı şey mi ? Kitaba başlarken açıkçası uzun uzun bu araştırmaları yapmaya çalıştım. Gerçekten klasikleşmiş olan irade tanımının dışında bir şeyler bulmak istedim. Belki bir düşünürün sözleri veya bir araştırmacının herhangi bir metni. Malesef buna erişemedim. Tabiki kitabın bitmesine rağmen hala da düşünüyorum. Genel anlamıyla isteklerimiz, arzularımız ve insanların yapmak istedikleri şeylerdir irade.

İnsan ne ister peki arzuları nelerdir. Daha da önemlisi bu arzularının getireceği sonuçları nasıl öngörebilir. Kitabın ilgilendiği kısım aslında hemen hemen bu konular. Çünkü arzu ve isteklerimiz doğrultusunda insanlar bir şeyler kazanır ya da kaybeder. Bütün hayatımız kendi irademiz üzerindedir. İslam dininde yaratıcı insanlara irade-i cüziyye vermiştir. Yani kendi kaderini kendin çiziyorsun, kısaca aktarmak gerekirse.

Kitaba göre iradeyi kontrol etmek onu terbiye etmek aceleyle veya tek bir davranışla yapılacak şeyler değildir. Bu terbiye bazen aylar bazen yıllar bile sürebilir. Ama onun öncesinde terbiye için büyük bir savaş vermek zorundasınız. Bazı sorulara hayır cevabını vermek, bazı şeyleri ertelememek ve zamanı doğru bir biçimde kullanabilmek gerekmektedir. Kısacası hayatınıza hükmetmeniz gerekir. Çünkü vereceğiniz bir karar sizleri amaçlarınızın ve hayallerinizin bulunduğu rotatan sapmaya itebilir. Onları gerçekleştirmek için harcadığınız onca zamanı tabir yerindeyse çöpe atmış olabilirsiniz.

İradeyi terbiye etmeyi aslında birçok başlık altında topladı. Bunlardan benim için en önemli şey tefekkürdü. Aklımız hem vücudumuzu hem de zihnimizi yönettiği için sahip olduğumuz veya olacağımız duygu ve düşünceler öncelikle zihnimizi ardından vücudumuzu etkileyecektir. Duygu ve düşüncelerimiz o kadar hassas bir yapıdaki sadece bizim değil dış faktörlerden etkilenme gibi bir durum içerisinde de bulunuyor. Örnek vermek gerekirse insan bebek olarak doğar ve aile bireyleri zamanla onu yetiştirir. İnsan yetişirken kültürünü, konuşma ve düşünce biçimlerini tamamıyla ailesinden alacaktır. İşte irademizin oluştuğu ilk kısım aslında çevremizle başlıyor.

İnsanların geliştiği bu çevreden sonra en tehlikeli kısım ise eğitim ve öğretim hayatı. İnsan yapısı gereği her zaman takdir edilmek ve ödüllendirilmek istenmektedir. Uygulanan cezaların onlara bir ödülmüş gibi sunulan sistem de bu takdir mekanizmasındaki işleyişi azaltabilir. Bunun sonucunda ise insan eğitimden ve öğretimden vazgeçerek sokaktaki hayata özenebilir. Ve bu sonuçlar doğrultusunda irade ellerinden kayıp gider.

Anlatmak istediğim aslında çok şey var. Her bir bölümü anlatmaya çalışırsam bu yazı çok uzayacak diye düşünüyorum. Kitapla ilgili çok fazla alıntılar ve notlar da almıştım. Hatta ve hatta hayatımda ilk defa bir kitaptan bu kadar fazla not çıkardım bile diyebilirim.

Umarım en kısa sürede temin edip okuyabilirsiniz. Ülkemizde ve dünyamızda bu zor günler yaşanırken evde kalıp yeni kitaplar ve yazarlar keşfetmek istiyorsanız. Mutlaka bir deneyin derim. Başka bir yazı da görüşmek dileğiyle esen kalın.

Leave a Comment