You are here
Home > Diğer > Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik

Ne kadar da güzel bir dünyanın içinde yaşıyoruz değil mi? Doğal güzellikleri saymakla bitmez. Savaşlar ve terör olaylarına hiçe sayarak söylüyorum tabi ki de bunları. Ama ne yazık ki sanayileşme devrinden sonra her türlü gazlar atmosferimize gönderildi ve atmosfere zarar vermeye başladı. Arkadaşlar bu yazımda sizlere aslında hepinizin çok iyi bildiği ama çoğumuzun dikkat bile etmediği sürdürülebilirliğin ne olduğu, sürdürülebilirliğin gelişimi ve firmalar için sürdürülebilirliğin yararından bahsedeceğim.

Sürdürülebilirlik kavramının bir çok tanımı mevcuttur. Ama ilk tanım 1987 yılında Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonunca hazırlanan Brundtland Raporu’ nda yayınlanıp şu şekildedir:

Günümüz ihtiyaçlarının gerektirdiği kalkınmanın, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama kabiliyetlerini ortadan kaldırmayacak şekilde gerçekleştirmesidir. Kısaca açıklarsak gelecek nesillere temiz bir dünya bırakabilmektir sürdürülebilirlik kavramı.

Sürdürülebilirlik kavramı nasıl gelişmiştir bundan bahsedeyim isterseniz. Yazımın başında da söylediğim gibi Sanayi Devriminin olumsuz getirilerinden başlıcası ve en büyüğü doğayı kirletmesidir. Yıllar geçtikçe insanoğlu fabrikalar açıp daha fazla üretim yapabilmek için doğayı hiçe saydılar ve sürekli kirlettiler. Ta ki 1960’lı yıllara kadar çünkü o zamandan itibaren insanoğlu bunun farkına vardı ve doğanın kirletilmemesi gerektiğini anlamış oldular ve sürdürebilirlik kavramının yavaş yavaş temelleri atıldı. En çok popülerliğine ise 1987 yılında ki Brundtland Raporun’ da ulaştı.

1987’ de yayınlanan Ortak Geleceğimiz başlıklı Brundtland Raporu ve 1992’ deki Rio Yeryüzü Zirvesi’nin ardından şirketlerin karı amacıyla yaptıkları politakaların sürdürülebilir olmadığına ilişkin kaygılar ortaya çıkmaya başladı. Daha sonrasında yavaş yavaş bu konuyla ilgili farkındalıklar arttı ve faaliyetlerinde sürdürülebilir büyüme prensibini benimseyen firmaların sayısında da artış olmaya başladı.

Sürdürülebilirliğin şirketlerde gelişiminde ise 3 evre mevcuttur. Sürdürülebilirlik önceleri, operasyonel bir kaygı olarak görülmekteydi. Çoğu şirkette atıkları azaltmaya yönelik çalışmalar başladı. İkinci evre olan sürdürülebilirlik 2.0 ile şirketler daha stratejik bir yaklaşımla, maliyetleri azaltmaktan inovasyona doğru kaymış, tüm değer zinciri göz önünde bulundurulmaya başlanmıştır. Gelinen son evrede yani sürdürülebilirlik 3.0 da dönüşümler yani atıklar enerji olarak kullanmaya başlanmıştır. Günümüzde sürdürebilirlik ise bazı şirketler tarafından işlerin nasıl yapılacağının belirleyicisi olarak bile kullanılmaya başlanmış. Ancak bu şirketlerin sayısı da çok azdır.

Yapılan üretimlerde sürdürülebilirliği uygulamanın ve çevreye olan etkilerini sıfıra indirmenin başlarda imkansız olduğunu savunmuşlardır. Ancak Chouinard ve arkadaşları, 3 eğilimin bu görüşü ortadan kaldırmaya yardımcı olacağını öne sürmektedirler. Bunlardan ilki; gezegenin hayati birçok boyutunun değerinin hesaplanmasıdır. Böylelikle sürdürülebilirlik ekonomik formüllerin içine dahil edilebilecek. İkinci eğilim ise, sosyal sorumlu yatırımlardır. Yatırımcılar artan şekilde; olumlu çevresel, sosyal ve yönetsel performans gösteren firmaların arayış içindedir ve “sosyal sorumlu yatırımdan”, “sürdürülebilir yatırıma” doğru kaymaktadır. Üçüncü eğilim ise, değer zinciri endekslerinin kullanılmasıdır arkadaşlar. Kimi endüstriler ürünlerin sürdürülebilirliğini derecelendiren standart endeksleri kullanmaya başlamış, değer zincirlerini iyileştirmek için arayışlara girmişler. Ürünün malzeme temininden imhasına kadarki her evrede neden olduğu çevresel etkileri karşılaştırma imkanı sağlayan, bir endüstrideki tüm ortakların ortaklaşa hazırladığı bir araç olan değer endeksleri şirketler için sürdürülebilirlik yolunda kolaylaştırıcı bir araç olarak görülmektedir. Bu değer zinciri endeksi de firmalara; ürünün, malzeme temininden imhasına kadarki her evrede neden olduğu çevresel etkileri karşılaştırma imkanı sağlamaktadır.

Peki şirket olarak neden sürdürülebilirliği seçmeliyiz?

2010 yılında dünyanın  çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren 766 şirketin CEO’su ile yapılmış araştırmada, şirketleri sürdürülebilirlik politikalarına yönlendiren en etkili faktörler

1)Marka değeri

2)Güven ve itibar sağlaması

3)Maliyet tasarrufu sayesinde karlılığı artırması

4)Personelin motivasyonunu arttırması

5)Tüketicinin talebi

Ayrıca sürdürülebilirlik birçok yöneticinin inandığı gibi kar zarar tablosunun sonunda firmaya yük getiren bir unsur olmayıp uzun vadeli sürdürülebilir hedefler koyan firmalar için, gelirleri arttıran ve rekabet avantajı sağlayan bir araçtır. Bunun yanında doğaya gelebilecek zararları düşünürsek mutlaka sürdürülebilirlikle ilgili çalışmalar yapılmalıdır. Çünkü zaman hızla akıp geçiyor önceleri hiçe saydıkları doğa artık kirlenmeye başladı. Hammadde çok olduğu için sürekli kirletildi sürekli kirletildi. Ancak doğanın da bir kaldırma sınırı var. En azından biz elimizden geldiği kadar duyarlı olalım. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Faydalı olması dileğiyle. Esen kalın..

Ali Demirkaya
Balıkesir Üniversitesi Endüstri Mühendisliği okuyan, Bir şeyler öğrenmek ve başkalarına da öğrendiklerimi göstermek için çalışan biri

Bir Cevap Yazın

Top