Bizimkisi Bir Kongre Hikayesi (YAEM)

Bu yazıya güzel bir sözle başlamak istedim aslında. Aklıma hiçbir şey gelmedi ne yazıkki. Güzel bir süreç geçirdim ve bunu tek bir cümleyle anlatmak pek yakışmazdı sanırsam. En baştan başlayalım o zaman.

Bir ders kaydıyla başladı. Bizim üniversitede ders kayıtları haftası her zaman sıkıntılı olmuştur. Pazartesi gecesi sistem açılır ve bütün öğrenciler istedikleri dersi seçebilmek için birbirleriyle yarışırlar adeta. Benim istediğim özel bir ders yoktu ancak bitirme tezimi seçmek istediğim bir hoca vardı ve malesef seçimi yapamadan kontenjanlar dolmuştu ve elimden şuanlık bir şey gelmiyordu. Her neyse dersler başladı, bir gün o hocamın dersinden çıkarken biraz sohbet ettik.

Tez konusunda gerçekten güzel bir konusu olduğunu ve onunla çalışmak isteyip istemediğimi sordu. Tabi değişikliği nasıl yapacağım hakkında da bilgi vermişti ve seçmiş olduğum hocamla konuşup sistem üzerinden bu süreci sıkıntısız bir şekilde tamamlamıştık.

İlk başta konuyu anlattığında gerçekten çok heyecanlanmıştım çünkü genelde bitirme projelerinin konuları bir başlık altında toplanabilirdi. Bu proje de genel anlamda çizelgeleme olsa da metasezgisel algoritmalar ve bin packing problemleri ile beraber birebir yerleştirme sorunu da vardı. Şöyle ki eklemeli üretimi ilk defa o zaman duymuştum ve hemen araştırmaya başladım. Uzun zamandır kullanılıyormuş aslında. İşlenmesi imkansız gibi gözüken parçaları klasik üretim modellerinden (torna, freze vb.) gibi işlemlerden hiçbirine uğramadan tıpkı 3D yazıcılar gibi işliyordu. Aslına bakılırsa o da bir üç boyutlu yazıcıydı ancak birinde flamentle üretim yaparken birinde metal işliyordu.

Şimdi buraya kadar az da olsa eklemeli üretimden bahsettim. Eklemeli üretim bir parça işleneceği zaman en büyük problem zamandır. Yani bir parti parçanın üretimi bazen 100, 200 saat uzunlukta olabiliyor. Hal böyle olunca bu parçalar bir çizelgeleme problemi olarak ele alınması gerekiyor. Daha önceden danışman hocam bu konu üzerinde birkaç makale yayınlamıştı. Ancak yayınlanan bu makaleler alan bazında yerleşimi kapsadığı için problem neticeleri pek gerçekçi olmayabiliyor. Bu yüzden bizim çözümümüz 3 boyutlu düzende x-y koordinatsal yerleşimlerini ve yüksekliği makine içerisinde yerleşilebilir bir durumda olmak zorundaydı.

Tabi bu yerleşim algoritmasını düzenlemek yaklaşık olarak 1.5 ayımı almıştı. Çünkü en büyük problem koordinatsal düzleme yerleşimi sağlamaktı. Bu problem günümüzde nesting problemi olarak anılmakta. Not defterlerine, Matlab arayüzünde komut satırlarına sayısız deneme sonucunda güzel bir çözüm bulduk. En çokta zamanımı bu algoritma almıştı. Araya vizeler ve finallerde girdi biraz uzun sürdü tabiki. Bir yandan algoritmayı yazıyorum bir yandan danışman hocama kontrole gidiyorum. Tabi birde bu araştırmanın genetik algoritma ile desteklenmesi gerekiyordu.

Daha önce hiç genetik algoritma yazmamıştım ve bir yandan da onu kavrama çalışıyordum. İşler böyle devam ederken birden 2 farklı yerleşim yöntemi bulduk. Daha doğrusu yerşimdeki seçilim yöntemi de diyebiliriz. Şimdi şöyle düşünebilirsiniz. Elinizde bir grup parçalar var. Bu parçaları hangi sırayla düzlemlere yerleştirmeye başlarsınız. İlk çözüm rassal olarak olabilir. Bir diğer çözüm ise düzlemlerinin alanlarının parçaların alanlarına oranlayarak çıkan sonuçlarda en yüksek değere sahip olan düzlemi seçmekti. 2 yöntemde de elde ettiğimiz sonuçlar birbirine yakındı. Aşırı bir fark gözükmüyordu zaten. Her şey yolunda gidiyordu. Bir gün neden diğer metasezgisel algoritmalara da uyarlamıyoruz diye düşündük. Ardından tabu algoritması, yapay arı kolonisi algoritmasına da uyarladık.

Danışman hocam bir gün bana bunu kongrede sunma teklifini yaptı. Kabul ettim ve bildiriyi hazırlayıp gönderdik. Bildiri linkine en alttan ulaşabilirsiniz. Kısa bir süre sonra kongreden cevap geldi ve kabul edilmişti gerçekten de çok mutlu olmuştum. Sevindirici bir haberdi benim için. Yavaş yavaş tabi hazırlıklarda başladı. Kongre için problemler çözmemiz gerekiyordu. Nasıl diye soracak olursanız. Elimizde 100 e yakın parça vardı. Bu parçaları tıpkı gerçek hayattaki gibi sipariş haline getirdik. Mesela 20 parça üretilirse bunu hangi makinelerde hangi koordinatlarda üretmeliyiz sorusuna cevap bulacaktık. 2 farklı yöntem olduğundan dolayı her iki yöntem için de toplamda 72 farklı problem çözdürdük. Tabi bu kadar problemlerin çözümü biraz yavaştı. Belki de benim kişisel bilgisayarımın özelliklerinden dolayı olsa gerek.

3 gün boyunca 34 tane problem çözmüştüm. Ancak formülde küçük bir “,” hatasından dolayı problemleri tekrar çözdürmem gerekiyordu. Aynı süre tekrar etti bu sefer problem tanımlamalarım yanlış olduğundan 3 gün daha kaybettim. En son ise 72 problemi yaklaşık bir hafta gibi bir süreyle tamamladım. Sunumlar, raporlar hazırlandı. YAEM ‘de sunum tarihi belirlendi. Ve öyle bir şeydi ki tam da mezuniyet günüme denk gelmişti. Aynı zamanda o hafta da bütünleme sınavlarının olduğu haftaydı. İyi ki o sınavlara denk gelmemişti. Ya mezuniyete katılacaktım ya da kongreye katılacaktım. Ben kongreyi seçtim. Zaten kongreyi seçmemiş olsaydım bu yazıyı belki okuyamayabilirdiniz.

Kongre gününe kadar herhangi bir aksilik olmadı. Her şey çok güzel ilerliyor diye düşünüyordum. Sunumun içerisinde çeşitli videolar vardı. Çünkü bu araştırma Türkiye de ilk defa yapılacağından dolayı konuya hakim olan kişi sayısı pek fazla değildi. Sunum yapacağım salona girdim ve sıramı beklemeye başladım. Birkaç kişiyle sunumdan önce tanıştık. Sonrasında sunum başladı ve tabiki videolar açılmadı. Videoların anlatması gereken her şeyi benim anlatmam gerekiyordu. Videolar zaten o kadar uzun değildi. Yaklaşık 10 saniyelik tekrar eden videolardı. Ancak görsel olarak anlatılması sözlü anlatımdan her zaman iyi olmuştur benim görüşüme göre.

İzleyicilerden teklif geldi başka bir bilgisayarda oynatmak için. Kendi bilgisayarımı getirmiştim. Sunumu kendi bilgisayarımda açtım ve 1 dakika sonra bilgisayarın şarjı bitip kapandı. Zaman kaybetmemek adına “Boşver Ali” dedim kendi kendime ve sunum üzerinden anlatmaya devam ettim. Yanlış hatırlamıyorsam 20 dakika gibi bir süre vermişlerdi ve benim için gayet iyi bir sunum olmuştu. En azından başka aksilikler yoktu.Güzel bir şekilde tamamlayıp evimize dönmüştük hepimiz.

Aslında dışarıdan bakıldığında hani büyük bir olay gibi değil. Tezi zaten hazırlıyorsunuz bunun dışında ek bir bildiri yayınlayıp gönderiyorsunuz. Buradaki asıl amaç bizden sonra öğretim görecek veya araştırma yapacak insanların araştırmalarına yardımcı olmak. Onların bu araştırmaları daha ileriye taşıyabilmeleri adına bir adım atabilmek. Çünkü her şey geliştirilebilir. Bizim yaptığımız basit bir çizelgeleme problemi belki sonradan yığın çizelgeleme problemine dönüşebilir. Kısacası endüstri mühendisliği adına bir uğraş vermek bile gurur verici.

Farklı amaçlarım da vardı aslında bu projeyi yaparken sunumdan birkaç günce yeni bir metasezgisel algoritma üzerinde çalışmıştım. Ama şimdilik onu yayınlamak mümkün olmadı. Bir nesting probleminin çözümü, metasezgisel algoritmaların uygulanması gibi şeylerde öğrendim. Sürecin buraya varacağından bir habersizdim. Hayat bazen bizi sürükleyip götürüyor.

Başka bir tecrübe de görüşmek dileğiyle, esen kalın…

Bildiri şu şekildeydi ; (Sayfa :48)

https://www.yaem2019.org/static/YAEM2019_BildiriKitabi.pdf#yarisma_final_projeler

Öğrenen Organizasyon ve Örgütsel Öğrenme

Bilgi Güçtür

Bilgi güçtür, olarak çıktığımız bu yolda bilgiyi ve öğrenmeyi daima en ön planda tutuyoruz. Sadece kişisel anlamda etkili olmayan bu bilgi, belki de şu anda sıklıkla duyduğumuz işletmelerin diğerlerinden neden daha önde olduğunu bize göstermektedir. Çünkü bilgi aynı zamanda kalitedir. Peki organizasyonlar bu bilgiyi nereden kazanıyor hiç düşündünüz mü ? Tecrübelerinden mi yoksa bilgilerini paylaşarak mı. İşletmeden işletmeye bilgi kazanmaları farklı olabilir ancak bütün ünlü, bir şeyler başarmış  işletmelerin, organizasyonların  tek bir ortak yönü var o da öğrenen organizasyon olmalarıdır. Bu yazımda ise sizlere öğrenen organizasyonun ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Daha fazlasını oku

İşletmede Örgütlenme-2-Bölümlere Ayırma

İşletmede Örgütlenme-2-Bölümlere Ayırma

Bir önceki yazımda sizlere örgütlenmenin tanımını, ne anlama geldiğini ve örgütleme sürecini anlatmıştım bu yazımda ise bölümlere ayırmayı yani işleri gruplandırmayı anlatacağım.

İşleri gruplandırmanın bazı ilkeleri vardır. Madde madde oluşturmak yerine ilkeleri direkt açıklayacağım.

Daha fazlasını oku

İşletmede Örgütlenme-1-Örgütlenme Nedir?

İşletmede Örgütlenme-1-Örgütlenme Nedir?

Yönetimde planlama işleri yerine getirildikten sonra, sıra örgütlendirme gelir. Örgütlenmeyi belki duymamış olabiliriz çünkü biz örgütlenmiş bir işletmeye sonradan dahil oluyoruz. Bu yazımda ise örgütlenmenin ne olduğunu ve amacını anlatmaya çalışacağım.

Daha fazlasını oku

Bir Mühendis Gözünden “Devrim Arabaları”

Bir Mühendis Gözünden “Devrim Arabaları”

3 kıtanın hakimi olan, Çin’ e boyun eğdiren, elinde hiçbir imkan olmadan Kurtuluş Savaşı’ nı atlatmış bir millet olan Türk milletini asla küçük görmeyin. Türkler’ e asla bir şey yapamaz gözüyle bakmayın. Yeter ki Türk milleti istesin ve inansın. Bu yazımda sizlere Türkiye’ nin ilk yerli otomobili olan Devrim Otomobili’ nin filmi olan Devrim Arabaları filmini bir mühendis gözüyle anlatmaya çalışacağım.

Daha fazlasını oku